4.Makale – Özgürlüğe Atılan İlahi İmza: Bakara 232 ve Kadın Hakları


​İnsanlık tarihi boyunca cehalet, en çok kadının hürriyeti ve onuru üzerinden kendine yer bulmuştur. Bugün toplumumuzun kanayan yarası hâline gelen kadına yönelik baskı, şiddet ve ‘benim olmayanı yaşatmam’ zihniyeti, aslında modern görünümlü bir cahiliye kalıntısından başka bir şey değildir. Oysa şöyle bizleri yaratan ve yaşatan Allah, asırlar öncesinden bu karanlık zihniyeti Bakara Suresi 232. ayet ile paramparça etmiştir.
​Cahiliye İnadı ve İlahi Müdahale
​Bakara 232. ayetin nüzul sebebi, adeta bugün yaşananların bir aynasıdır. Ashabdan Ma’kıl b. Yesâr’ın kız kardeşi boşanmış, iddeti bitmiş ve eski kocasıyla yeniden evlenmek istemiştir. Fakat Ma’kıl, “Ben seni onunla evlendirdim, ikram ettim, o ise seni boşadı! Vallahi bir daha asla ona dönemezsin!” diyerek bir “erkeklik inadı” ve aile içi baskı kurmuştur.
​Tam o noktada göklerin kapısı açılmış ve Rabbimiz muazzam bir uyarı indirmiştir:
​”Kadınları boşadığınızda onlar da bekleme sürelerini bitirdiklerinde, aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın!”
​Allah, kadının kendi hayatı üzerindeki karar yetkisini hiçbir erkeğin, abinin veya eski kocanın inisiyatifine bırakmamıştır. Bu ayet, kadının bir eşya değil, irade sahibi bir kul olduğunun ilahi tescilidir.
​Elmalılı’nın Penceresinden: İffet ve Toplum Huzuru
Büyük müfessir Elmalılı Hamdi Yazır, bu ayeti tefsir ederken çok ince bir noktaya dikkat çeker: “Nezihlik ve temizlik.” Elmalılı’ya göre, birbirini isteyen iki insanın meşru bir şekilde birleşmesine engel olmak; toplumda gizli günahlara, kuşkuya ve huzursuzluğa zemin hazırlar.
Eski kocaların veya akrabaların “namus”adı altında kadının meşru evliliğine engel olması, aslında namusu korumak değil, bizzat fitneye davetiye çıkarmaktır. Elmalılı’nın deyimiyle; bu hüküm, toplum için “en feyizli ve en temiz” olan yoldur. Zulmederek tutmak veya baskıyla engellemek, kişinin bizzat kendine ve ruhuna zulmetmesidir.
​Günümüz Türkiyesi ve Vicdan Muhasebesi
Bugün haber bültenlerinde gördüğümüz; ayrıldığı kadını ‘mülkü’ sanan, onun hayatına pranga vuran ve canına kasteden zihniyet, Allah’ın ayetlerini “eğlence yerine koyan” bir zihniyettir. Bakara 231 ve 232. ayetler beraber okunduğunda görülecektir ki; Allah, “Onları zarar vermek için tutmayın.” ve “Evlenmelerine engel olmayın.” buyurarak kadının yaşam hakkını ve hürriyetini dokunulmaz kılmıştır.
​Bir Müslüman için “Allah’tan korkuyorum.” demek, sadece namaz kılmak değildir. Allah’tan korkan bir insan:
​Boşadığı kadının üzerindeki elini çeker.
​Onun hayat kurma hakkına saygı duyar.
​Kendi öfkesini ilahi iradenin önüne koymaz.
​Sonuç: Allah Bilir, Siz Bilmezsiniz
​Ayetin sonunda gelen “Allah bilir, siz bilmezsiniz.” uyarısı, bizim sığ duygularımızla, intikam hırslarımızla ve cahiliye inatlarımızla verdiğimiz kararların ne kadar yıkıcı olabileceğini hatırlatır. Eğer bugün istatistikler bizi kadına şiddette kötü bir noktada gösteriyorsa, bu bizim Kur’an’ın bu özgürleştirici ve koruyucu nefesinden uzaklaştığımızın kanıtıdır.
​Gelin, Allah’ın ayetlerini sadece yüzünden okumayalım; onları bir hayat düsturu, bir merhamet yasası olarak kalbimize nakşedelim. Kadına hürmet, Allah’ın emrine hürmettir.
​Derleyen: Sevgi Yağcıoğlu

KAYNAKÇA:
Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 226–242. ayetler
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili
Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali
İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân’il-Azîm

Bir cevap yazın