SÜKÛTUN DERS NOTLARI: BİR MUALLİMİN SADAKAT SINAVI
Bazen insan, yaşadığı hâli tam o anda kaleme almalı. Çünkü duygu henüz tazeyken, kalp henüz sızlıyorken yazılan satırlar daha sahici, daha derin ve daha hakiki olur. Aradan zaman geçtiğinde acı…
Bazen insan, yaşadığı hâli tam o anda kaleme almalı. Çünkü duygu henüz tazeyken, kalp henüz sızlıyorken yazılan satırlar daha sahici, daha derin ve daha hakiki olur. Aradan zaman geçtiğinde acı…
Hayatta pek çok şeye sahip olabilir insan; ancak ruhun yorgunluğunu alan, kalbe inşirah veren vefalı bir dostun yerini ne doldurabilir? Avuçlarımı her semaya açtığımda, bana bu inceliği lütfeden Rabbime şükrediyorum.…
Bir fragman düşüyor ekranlara… Film henüz doğmamışken bile insanlar kalplerini işaretliyor, coşkularını satırlara döküyor:“Efsane geliyor!”“Fragman bile beni ağlattı!”“Bu sezon zirveye çıkacak!”Yorumlar dakikalar içinde on binlere ulaşırken, heyecanın ritmi ekranlarda yankılanıyor.…
Gözlerimi kapatıp 1982 yılının o sıcak haziran gününe döndüğümde, içimi hâlâ aynı taze heyecan kaplıyor. Benim için Ramazan; sadece bir ibadet değil, namazla, Kur’an-ı Kerim’le ve tesettürle tanıştığım o büyük…
Her sofrayı topladığımda, o kargaşanın ortasında aynı cümle dökülüyor içimden: "İyi ki tepsi var…"Tezgahın üzerinde birbirinden kopuk, darmadağın duran onlarca parça… Tabaklar, bardakların içinde unutulmuş kaşıklar, ağır sürahiler. Tek tek…
Her sabah aynı heyecanla arşınladığımız o yol, bugün ayaklarımın altında farklı bir ses çıkarıyor sanki. Aynı kapı, aynı merdivenler, aynı tanıdık koku… Ama ruhumun derinliklerinde bir yerlerde, bu huzura kaçınılmaz…
Her başlangıcın bir sonu var elbette…Ama bazı sonlar insanın içine “Bu kadar mı çabuk?” sorusunu bırakıyor. Kursumuzun dördüncü gününe ulaşmışız bile. Daha dün gibi başlayan bu yolculuğun, adımlarımızın arasından su…
Sabahın erken vaktinde, artık bir düzene dönüşen tatlı ritmimizle uyanıyoruz. Her günkü gibi heyecanlı, her günkü gibi şükür dolu… Kahvaltı soframızda bugün bambaşka bir sürpriz var. Samsun’dan, sırf bu ilim…
Sabah namazının ardından evin içine yayılan o dinginlik… İnsan, günün daha başında kalbini toparlamak istiyor. Az da olsa yapılan bir kahvaltı, bir bardak çay ya da kahve… Hele ki dostlarla…
Her yolculuk bir yerden başlar;bizimkisi bir pazar akşamı, ilimle dolu bir evde başladı.Dört hoca…Aynı niyetin etrafında toplanmış dört yürek:Semiha, Elmas, Emine ve ben.Başakşehir’de, Şafak Hocamızın evindeydik. Ertesi gün başlayacak 3920…