Kur’ân-ı Kerîm zulmü insanın Allah ile, kendi nefsiyle ve diğer insanlarla ilişkisini bozan temel sapmalardan biri olarak tanımlamıştır. Zulmün en yaygın ve tehlikeli tezahürlerinden biri de insanların birbirlerine karşı işledikleri haksızlıklardır. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem hadis-i şeriflerinde bu kavramı somut örnekler üzerinden açıklamış ve kul hakkını son derece önemli görmüştür.
I. ZULÜM KELİMESİNİN HARAM KILINIŞI VE İLÂHÎ YASAK
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Rabbinden naklen şöyle buyurmuştur:
“Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım ve onu aranızda da haram kıldım. O hâlde birbirinize zulmetmeyin.” (Müslim)
Bu kudsî hadis, zulmün İslâm’daki konumunu ortaya koyan en temel metindir. Mutlak adalet sahibi olan Rabbimiz, kullarının da birbirlerine zulmetmesini kesin olarak yasaklamıştır.
II. KUL HAKKININ KUR’AN’DAKİ YERİ
İnsanlar arasındaki ilişkiler adalet temeli üzerine kurulmuştur. Zulüm ise bu dengenin bozulmasıdır.
( لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ )
“Ne zulmedersiniz ne de zulme uğratılırsınız.” (el-Bakara, 2/279)
Kur’an, insanların mallarını haksız yollarla yemeyi açık bir zulüm olarak nitelemektedir:
( وَلَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ )
“Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin.” (el-Bakara, 2/188)
Bu yasak; hırsızlık, gasp, rüşvet, faiz, hileli ticaret, emek sömürüsü ve her türlü ekonomik adaletsizliği kapsamaktadır.
III. TOPLUMSAL ZULÜM ÇEŞİTLERİ
Yetim Hakkı ve Mal Zulmü
Kur’an’ın en sert uyarılarından biri yetim malı konusunda yapılmıştır.
( إِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَالَ الْيَتَامَىٰ ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِي بُطُونِهِمْ نَارًا )
“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar.” (en-Nisâ, 4/10)
İşçinin ve Emek Sahibinin Hakkı
Kudsî bir hadiste Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet gününde üç kişinin hasmı benim. Bunlardan biri, bir işçi çalıştırdığı hâlde ücretini vermeyen kimsedir.” (Buhârî)
Toprak ve Mülk Gasbı
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
“Kim haksız yere bir karış toprak alırsa, kıyamet gününde o yer yedi kat yerden boynuna dolanır.” (Buhârî)
Dil İle İşlenen Zulümler
Zulüm yalnızca mal ve beden üzerinde gerçekleşmez. İnsanın şeref ve haysiyetine saldırmak; gıybet, iftira, hakaret ve küçük düşürme gibi davranışlar da zulümdür. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu hor görmez.” (Müslim)
IV. EŞLER ARASINDA ZULMÜN ENGELLENMESİ: AİLEDE ADALET
Kur’ân-ı Kerîm’de evlilik, sevgi ve merhamet temeline dayanan bir birliktelik olarak tanımlanmıştır (er-Rûm, 30/21).
Kocanın hanımına zulmü; hakaret, baskı, nafaka ihlali, şiddet ve psikolojik eziyet şeklinde ortaya çıkar. Kur’an “Onlarla güzel geçinin” (en-Nisâ, 4/19) buyurarak aile içi adaletin temel ölçüsünü belirlemiştir. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Sizin en hayırlınız, hanımlarına karşı en hayırlı olanınızdır.” (Tirmizî) buyurmuştur.
Kadının kocasına zulmü ise hak ihlali, saygısızlık, malına zarar verme, aile huzurunu kasıtlı bozma ve meşru hakları engelleme şeklinde olabilir. Kur’an:
( وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذِي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ )
“Kadınların hakları olduğu gibi, görevleri de vardır.” (el-Bakara, 2/228) buyurarak karşılıklı sorumluluğu vurgulamıştır.
Boşanma sürecinde de zulüm kesinlikle yasaktır: “Ya güzellikle tutmak ya da güzellikle salıvermek.” (el-Bakara, 2/229)
V. ZALİME ENGEL OLMAK DA BİR GÖREVDİR
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
“Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et.”
Ashâb: “Ey Allah’ın Resûlü! Mazluma yardım ederiz; peki zalime nasıl yardım edeceğiz?” diye sorunca şöyle buyurmuştur:
“Onu zulümden alıkoyarsın. İşte bu ona yardım etmektir.” (Buhârî)
SONUÇ
İnsanların canına, malına, onuruna ve aile huzuruna yönelik her türlü saldırı zulüm kapsamındadır. Mümin, yalnızca ibadet eden değil; aynı zamanda adaletle yaşayan, başkasının hakkına riayet eden ve eliyle ya da diliyle zalime engel olmaya çalışan kişidir.
Hazırlayan: Sevgi Yağcıoğlu
Tarih: 21 Haziran 2026
KAYNAKÇA
el-Buhârî, el-Câmiu’s-sahîh.
Müslim, el-Câmiu’s-sahîh.
et-Taberî, Câmiu’l-beyân.
er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb.
İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân.
