Eski adıyla Mekke Mescid-i Kız Kur’an Kursu’nda ilk Kur’an eğitimini verdiğim öğrencilerimle ve kıymetli hocalarımızla yeniden bir araya gelmek, beni hüzün ve sevincin harmanlandığı o güzel eski günlere götürmüştü.Aynı zamanda komşumuzun kızı, Nuraniye Eğitmenlik Kursu’ndaki öğrencim ve kitap tercümesinde en büyük yardımcım olan Hacer Hocama verdiğim bir söz vardı. Hacer Hocam, talebelerine romanımı okutmuş, ardından tahlilini yaptırmıştı. Beni de kitaplarımı imzalamam ve öğrencileriyle sohbet etmem için ısrarla davet ediyordu. Bu zaten yürekten ettiğim dualardan biriydi. Nitekim elhamdülillah, bu yazım böylesi seminerler ve feyizli söyleşilerle dolu dolu geçiyordu.Bir gün Hacer Hocamı arayıp ne zaman ziyaretlerine gelebileceğimi sordum.— Hocam, dedi, kursumuzda bazı tadilatlar var. Bu sebeple üç haftadır Silivri’deyiz.Bizi de oraya davet etti. Burası öyle bir yerdi ki, araç olmadan ulaşmak neredeyse imkânsızdı. Yeğenim Semiha Hocamdan Allah razı olsun, bizi kırmadı. Ben, Elmas ablam ve Semiha, üçümüz birlikte yola koyulduk.Silivri’nin merkezinden hayli uzakta, site şeklinde ya da müstakil irili ufaklı villaların ve yazlıkların bulunduğu sessiz, sakin ve ıssız bir bölgeye vardık.Karşımızda ikiz iki villa yükseliyordu. Üç katlı, geniş, devasa bahçeli, seralı ve kocaman bir havuza sahip görkemli bir yapıydı. Havuz öylesine büyük ve derindi ki en derin noktası 2,5 metreyi buluyordu. Öğrenciler her sabah burada yüzüyor, bahçedeki basketbol ve voleybol sahalarında neşeyle vakit geçiriyorlardı. Fakat beni en çok etkileyen detay şuydu: Ev ne kadar büyük ve gösterişli olursa olsun, asla lüksle şımartılmamış; göz yormayan, sade ve mütevazı bir anlayışla döşenmişti.İşte bu güzel mekânda, Kur’an eğitimine devam eden, hafızlık yapan, yüzleri nur saçan birbirinden güzel talebelerle tanıştık. Meğer burası ev sahibinin kendi eviymiş; yaz kış ailesiyle birlikte burada yaşıyormuş. Kendi iki kızı da bu kursta okuyordu. Yuvasını, imkânlarını ve en önemlisi gönlünü Kur’an talebelerine açan o koca yürekli hanıma sarıldım. İçimden ve dilimden aynı dua döküldü:”Rabbim, böyle hayır yapan kullarının sayısını artırsın.”Kendi hafızlık yaptığım o çileli ama mübarek yıllar, bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Bugün hafızlarımızın böylesine sağlıklı, imkânı geniş ortamlarda; istekli, şuurlu ve bilinçli bir şekilde yetiştiğini görmek beni derinden etkiledi. Rabbime hamd ettim.Bizi ikram üstüne ikrama boğdular. Önce serin içecekler ve taze meyveler ikram edildi. Yemeğimizi bahçede yerken aniden şiddetli bir rüzgâr ve fırtına başlayınca içeri geçtik. Ardından koyu bir sohbet eşliğinde kahveler, çaylar ve tatlı ikramları peş peşe geldi.Sohbetin sonuna doğru bendir eşliğinde, bülbül sesli hafızlarımızdan birbirinden güzel ilahiler dinledik. Yüreğimde, asla unutamayacağım dolu dolu bir günün müstesna hatırası kaldı.Ziyaretimiz sırasında Hacer Hocamla, ileride kurmayı hayal ettiğim medrese üzerine de uzun uzun istişarelerde bulunduk, fikir alışverişi yaptık.Hayra Vesile Olmak ve İlim Ehline Destek Olmak ÜzerineBu yüce gönüllü ev sahibimizin ve ilme kucak açan kardeşlerimizin yaptığı hayır, bize Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ve mübarek büyüklerimizin müjdelerini hatırlatmaktadır.Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:«مَنْ دَلَّ عَلَى خَيْرٍ فَلَهُ مِثْلُ أَجْرِ فَاعِلِهِ»”Bir hayra vesile olan, onu yapan gibidir.” (Müslim)İlmin ve Kur’an’ın yaşatılması için imkânlarını seferber edenler hakkında ise Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle müjdelemiştir:«إِنَّ اللَّهَ وَمَلاَئِكَتَهُ وَأَهْلَ السَّمَوَاتِ وَالأَرَضِينَ حَتَّى النَّمْلَةَ فِي جُحْرِهَا وَحَتَّى الْحُوتَ لَيُصَلُّونَ عَلَى مُعَلِّمِ النَّاسِ الْخَيْرَ»”Şüphesiz ki Allah, O’nun melekleri, gökler ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca ve denizdeki balık bile insanlara hayrı (ilmi) öğretene dua ve istiğfar ederler.” (Tirmizî)Nitekim İmam Şâfiî Hazretlerinin dediği gibi:”İlimle uğraşanlara ve Kur’an talebelerine destek olmak, nafile ibadetlerin en faziletlilerindendir.”DuaEy ikramı bol, rahmeti sonsuz olan Rabbimiz!Kur’an-ı Kerim’e ve onun nurlu talebelerine evinin kapılarını, imkânlarını ve gönlünü açan o mübarek hanım kardeşimizden ve ailesinden razı ol. Onların bu güzel yuvalarını cennet bahçelerinden bir bahçe eyle. Sadaka-i câriyelerini kabul buyur. Dünyada huzur, ahirette ise Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e komşuluk nasip eyle.Evlatlarını dinine, ümmete ve Kur’an’a hizmetkâr eyle. Bizleri de hayra anahtar, şerre kilit olan; ilim yolunda samimiyetle koşan kullarından eyle. Bizleri Aleyhissalâtü vesselâm Efendimizin izinden ayırma.
27 Temmuz Pazartesi 2026
Sevgi Yağcıoğlu
